HEDİYE EROĞLU
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 15 Ağustos 2025 tarihli Cuma hutbesinde “kul hakkı” kavramı işlenirken, miras paylaşımına ilişkin sözler kadın örgütlerinin tepkisine neden oldu. Hutbede, “Karşılıklı rıza olmadan Yüce Rabbimizin koyduğu miras ölçüsünü değiştirmek ilahî adalete aykırıdır. Dolayısıyla kişinin; kız çocuklarını mirastan mahrum bırakması, kız çocuklarının da Allah’ın takdir ettiği hakka razı olmaması kul hakkıdır” denili.
Hutbeye tepkiler sürerken Mersin’de de kadınlar, Adliye önünden ses yükseltti. Mersin Kadın Platformu, “Diyanet kadın düşmanı hutbe, vaaz ve açıklamalarıyla kazanımlarımıza saldıramaz!” diyerek Adliye önünden, “Medeni haklarımızdan vazgeçmiyor, miras hakkımızı tartıştırmıyoruz! Haklarımız, hayatlarımız ve kazanımlarımız için mücadele edeceğiz” mesajı verdi.
“MÜCADELELERİMİZLE EDİNDİĞİMİZ KAZANIMLARIN GASP EDİLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ!”
Kadınlar adına basın açıklamasını okuyan Nermin Karasu, “Medeni haklarımızdan vazgeçmiyoruz! Mücadelelerimizle edindiğimiz kazanımların gasp edilmesine izin vermeyeceğiz!” dedi.
Karasu, iktidarın, “ailenin korunması ve güçlendirilmesi” plan ve programları çerçevesinde kadın karşıtı politikalarını arabuluculuk düzenlemeleriyle, aile hukukuna yönelik müdahalelerle ve kanunlarla güvence altına alınmış boşanma, nafaka, tazminat gibi kazanımları gasp etmeye dönük planlar yaptığını savundu.
“DİYANET; ERKEK ŞİDDETİNİ ÖRGÜTLÜYOR, ERKEKLERE ‘KADINLARIN HAKLARINI GASP EDİN’ MESAJI VERİYOR”
“Siyasal iktidarın tüm kurumları üzerinden farklı biçimlerde ifade bulan bu kadın düşmanı kampanyanın yürütücülerinden biri de Diyanet İşleri Başkanlığı” diyen Nermin Karasu, “Diyanet son dönemde verdiği hutbelerle camilerden erkek şiddetini örgütlüyor, erkeklere ‘kadınların haklarını gasp edin’ mesajı veriyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan, Diyanet İşleri Başkanı tarafından da uygun görülen 01.08.2025 ve 15.08.2025 tarihlerindeki Cuma hutbelerinde önce kadınların kıyafetini hedef göstererek, buna sessiz kalanların ‘vebal altında’ olacağını söyledi.
Sonra da ‘Kız çocuklarının Allah’ın takdir ettiği hakka razı olmaması kul hakkıdır’ diyerek kadınların ve kız çocuklarının eşit miras hakkını yok saydı.
“DİYANET, MEDENİ KANUN’UN AÇIK HÜKÜMLERİNE VE ANAYASA’DA DÜZENLENEN EŞİTLİK İLKESİNE AYKIRI DAVRANMAKTA”
Diyanet Medeni Kanun’un açık hükümlerine ve Anayasa’da düzenlenen eşitlik ilkesine aykırı davranmakta bir sakınca olmadığını duyurarak Medeni Hukuk’u yok saydı. Yerine Şer’i Hukuk’u koydu. Her gün kadınlar en yakınlarındaki erkekler tarafından öldürülürken, İstanbul Sözleşmesi gibi kadını şiddetten koruyacak önemli mekanizmaların devre dışı bırakan siyasi iktidar şimdi de hutbeler aracılığıyla kadınların yaşam hakkına; ücretli bir işte çalışma koşulları olmayan, çalışsa bile güvencesiz, esnek çalıştırılarak derinleşen bir yoksullukla karşı karşıya olan kadınların eşit miras hakkına göz dikiyor.
“DİYANET SUÇ İŞLİYOR!”
Bizler geleceğimize, haklarımıza, kazanımlarımıza sahip çıkarak, devletten Diyanet’in hutbelerine de yansıyan bu bütünlüklü ve sistematik saldırılarına karşı suç duyurusunda bulunmak için buradayız. Diyanet suç işliyor! Güvenliğimizi, haklarımızı ve hayatlarımızı korumak, güvence altına almak ve Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel ilkelere aykırı tutum içinde olanları cezalandırmakla yükümlü olan yetkilileri Anayasa’nın eşitlik ve laiklik ilkesini yok sayarak haklarımızın gasp edilmesi çağrısında bulunanlara, ayrımcılığı teşvik edenlere ilişkin sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz.
“BU KIŞKIRTICI TUTUMLARDAN VAZGEÇİN”
Kılık kıyafet üzerinden erkeklere okunan hutbe ile kadınların kıyafetleri üzerinden yaşamlarına müdahale etmeyi örgütleyerek kadına yönelik şiddeti teşvik edenlere, eşitliğe ve mülkiyet hakkına saldıranlara karşı suç duyurusunda bulunuyoruz.
Diyanet’in kadınların ve kız çocuklarının en temel haklarını ortadan kaldırmaya çalışan; bu haklarını kullanmak istedikleri taktirde yaşam haklarının ellerinden alınması dahil her türlü şiddete maruz kalmalarına neden olacak bu kışkırtıcı tutumundan vazgeçmesini sağlamak için sorumluları görevlerini yerine getirmeye çağırıyoruz.
“GÖREVİ KÖTÜYE KULANIYORLAR”
Başta Diyanet İşleri Başkanı olmak üzere söz konusu hutbeleri hazırlayan, yayınlayan tüm kamu görevlileri ve okuyan imamlar görev sırasında din hizmetlerini kötüye kullanarak suç işlemiştir. Diyanetin görevi hukuk yaratmak, toplumsal yaşamı belirlemek, kanunlara alternatif norm üretmek değildir!
Diyanet tüm dinlere eşit uzaklıkta durmakla yükümlüdür. Toplumsal barışı bozacak, farklı inanç ve yaşam biçimlerini baskılayacak, şiddeti körükleyecek bir tutum ve yaklaşım içinde olarak suç işlemekte aynı zamanda suçu teşvik etmektedir. Kadınları hedef haline getiren, dışlayan veya anayasal hakları tartışmaya açan hutbeler görev sınırını ihlal etmektedir.
“SESSİZ KALANLAR VEBAL ALTINDA”
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından anayasal ve yasal sınırları ihlal edecek biçimde tanzim edilen ve binlerce camide erkeklere hitaben eşzamanlı okutulan bu hutbelerde kadınların bütün hak ve özgürlüklerinin, İslam dini kurallarına göre yorumlanması ve kullanılması, laik hukuk düzenine aykırı hareket edilmesi anlayışının yansıtıldığı ve suç işlendiği açıktır.
Kadınların hak taleplerinin ‘kul hakkına aykırılık’ olarak gösterilmesi, giyim tarzına göre kadınları aşağılayarak ve sessiz kalanların vebal altında olduğunun ifade edilmesi erkek şiddetinin kışkırtılmasıdır. Diyanet suç işlemeye tahrik ederek, suçu ve suçluyu övme suçu işleyerek, halkı kin ve düşmanlığa sevk ederek ve kanunlara uymamaya çağırarak Anayasa’yı, Ceza Kanunu’nu ve uluslararası sözleşmeleri ihlal etmektedir. Derhal soruşturma başlatılsın, sorumlular hesap versin! Haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz!” diye konuştu.