HEDİYE EROĞLU
Mersin’de Toroslar Belediyesi Meclisinin Mart ayı Toplantısının 1. Birleşimi, Yunus Emre Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’ın başkanlık ettiği mecliste ilçede zincir marketlere karşı başlatılacak usulsüzlükle mücadele hamlesi öne çıktı.
“BİR BELEDİYE BAŞKANININ BU ŞEKİLDE GÖZALTINA ALINMASI DOĞRU DEĞİL”
CHP’li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın gözaltına alınmasına tepki gösteren Yıldız, “Gözaltı ile ilgili tam olarak ne olduğunu anlayamadım ben. Gazetelerden takip ettiğim kadarıyla bir vakfa yapılan bağışlar neticesinde belediye başkanımız gözaltına alınmış. Bu vakıf öğrenci okutan bir vakıfmış ve tek işi buymuş. Belediye başkanın da meclis üyesi de olsak hepimizin suç işleme potansiyelinin farkındayım. Ancak keşke cumhuriyet savcısının talebiyle gidip ifade verebilecek bir belediye başkanını sabahın göründe palas pandıras gözaltına almasaydık. Keşke bunu daha medeni bir şekilde yürütebilme yöntemlerine sahip olsaydık. Çünkü emin olun bunların çoğu toplumsal hafızada ciddi bir iz bırakıyor.
Bir belediye başkanının isnat edilen suçun ne olduğu bilinmeden, hukuksal anlamda bir zemin oluşturulmadan sabahın köründe evinden alınarak sorguya götürülmesi bence doğru değil. Aslında her birimiz açısından doğru bir yöntem olmadığını özellikle hukukçu arkadaşlarımız bilirler. Bir belediye başkanını evi barkı bellidir, kaçma şüphesi zaten 0 civarındadır, hale hele böyle basit denilen bir suçtan dolayı bir belediye başkanının kaçmasını beklemek doru değildir. Dolayısıyla bu tarz bir yöntemle gözaltına almak da doru değildir” dedi.
YILDIZ ZİNCİR MARKETLERE ATEŞ PÜSTÜRDÜ: “ARSIZLAR, AZGINLAR”
Başkan Özcan’ın zincir marketlerden öğrencilere burs veren vakıf için zorla bağış aldığı iddiasına da değinen Yıldız, “Özellikle suçun isnat edildiği vakfın bağışçıları arasında ‘bizden zorla bağış alındı’ diyen zincir marketler var. Bunların bu kadar arsızlaştığı, azgınlaştığı bir dönemde biz de önümüzdeki aydan itibaren özellikle Sayıştay denetçisinin tespitinden dolayı zincir marketlere yönelik ciddi bir çalışma başlatacağız. Çünkü bunların içerisinde bir tane dükkan yok ki, imar, ruhsat mevzuatına aykırı işlem yapılmamış olsun.
Yani 15 gün sonra başlatacağımız bu işlemlerden dolayı biz de mi gidip ifade vermek zorunda kalacağız? Ya da biz de mi sabahın köründe evimizden alınacağız?
Kaldı ki bu durumları Sayıştay denetçileri tespit ediyor ki büyük ihtimalle Bolu’da da yine denetçilerin tespiti neticesinde yapılmış olabilir bu iş. Ama tespitte gerekmiyor, bizim gözlerimiz görmüyor mu bu zincir marketlerin önünden geçerken her gün imar kanuna aykırı işler yaptıklarını, 100 metre dükkanı 300 metreye getirdiklerini biz bilmiyor muyuz, görmüyor muyuz? Bu neyin baskısıdır? Hemen önlem almaya çalışılması neyin baskısıdır bu? Ya da gözdağı verme hali midir zincir marketlerin? Hukukun üzerinde dahi baskı kurmaya çalışması hali doğru bir şey midir?