Haber Merkezi
11 Şubat 20105 yılında Mersin’in Tarsus ilçesinde vahşice öldürülen Özgecan Aslan’ın kız kardeşi Beste Aslan, önemli bir etkinliğe imza atacak. İzmir Devlet Opera sanatçısı Beste Aslan’ın öncülüğünde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla 6 Mart Cuma Günü Yenişehir Atatürk Kültür Merkezi'nde konser düzenlenecek. Konserin bütün gelirinin kız çocuklarına burs olarak verileceğini belirten Beste Aslan, “Kadınların mücadelesini, emeğini, direnişini sanat aracılığıyla yeni bir farkındalık kazandırıp sesimizi daha fazla kitlelere ulaştırmak ve kız çocuklarının eğitimine katkı sağlamak böyle bir konser düzenliyoruz. Biliyorum ki aydınlığa ulaşmanın en iyi yollarından biri eğitimdir” dedi.
Konserde, Şevval Sam, Ahmet Selçuk İlkan ve Opera Sanatçısı, Doç. Dr.Çiğdem Sığırcı’nın şarkılarıyla projeye destek vermelerinden dolayı çok mutlu olduğunu ifade eden Aslan, “Tüm sanatçılarımız bir an bile tereddüt etmeden konseri fikrini kabul edip, her bir adımda duygularıma ortak olup bana eşlik ettiler. Hem sanatçı kişiliklerine hem de duruşlarıyla bir kez daha kendilerine hayran oldum” diye konuştu.
“BUGÜN SES OLALIM, YARIN HAYAT KURTARALIM”
Konser ablası Özgecan Aslan ve zulme uğramış tüm kadınların aziz hatıraları için düzenlendiğini vurgulayan Aslan, “Kız kardeşim için bu dünyada ben de bir iz bırakmak istedim, Konserin temel amaçlarından biri de kadının yaratıcı gücünü, sanatın evrensel dili olan müziğin birleştirici etkisiyle görünür kılmaktır. Kadının tarih boyunca üstlendiği duygu, emek, fedakarlık ve direniş unsurlarını, sözlü geleneğimizin en derin formlarından biri olan türkü, şarkı ve ağıtlarla sahneye taşımayı hedeflemektedir. Müzik, insanlığın ortak hafızasını oluşturan en güçlü ifade alanlarından biridir. Bu proje, özellikle Türk müziğinin kadim mirasını merkeze alarak, kadının yaşam mücadelesini, sevgisini, özlemini, anneliğini, sevdasını ve zaman zaman sessizlikle bastırılmak istenen hak arayışını sahnede duyulur bir sese dönüştürmektir. Aynı zamanda, kadınların uğradığı haksızlıklar, ayrımcılık ve toplumsal baskılar karşısında sanat aracılığıyla yükseltilen sembolik bir duruştur. Kadının sesi, yalnızca bireysel bir haykırış değil; toplum için iyiliğin, merhametin, üretkenliğin ve adalet arayışının da sesi olarak bu konserin merkezinde yer almaktadır. Bu yönüyle Kadının Sözü konseri yalnızca bir müzik performansı değil; kadının varlığını, emeğini, sözünü ve direnişini onurlandıran sanatsal bir manifesto niteliği taşımaktadır” şeklinde konuştu.