Haber Merkezi
Okullardaki şiddet olaylarının önlenmesine yönelik önlem çağrıları artarak devam ediyor. Son olarak Mersin Tabip Odası yazılı bir açıklama yaparak, şiddetin bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti ve “Şiddetsiz bir yaşam mümkün ve zorunludur!” mesajı verdi.
“SALDIRILAR, ŞİDDETİN TOPLUMUN TÜM ALANLARINI KUŞATAN BİR KRİZ HALİNE GELDİ”
Açıklamada, “Sağlık alanında uzun yıllardır yaşanan ve meslektaşlarımızın yaşamına mal olan şiddet olaylarının, bugün eğitim alanına da yayıldığını derin bir endişe ve üzüntüyle izliyoruz.
14 Nisan 2026 tarihinde Şanlıurfa Siverek’te ve ardından Kahramanmaraş Onikişubat’ta yaşanan; öğrencilerin, öğretmenlerin yaşamını yitirdiği ve çok sayıda kişinin yaralandığı saldırılar, şiddetin toplumun tüm alanlarını kuşatan bir kriz haline geldiğini bir kez daha göstermiştir. Yaşamını yitirenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralananlara acil şifalar diliyor; bu saldırılardan etkilenen tüm öğrencilere, eğitim emekçilerine ve ailelerine dayanışma duygularımızı iletiyoruz. 17 Nisan, görev başında katledilen meslektaşımız Dr. Ersin Arslan’ın ölüm yıldönümü ve aynı zamanda Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü olarak hafızalarımızda yer etmektedir. Bu tarih, yalnızca sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti değil; toplumun bütününe sirayet eden şiddet olgusunu sorgulamak ve çözüm üretmek için güçlü bir çağrıdır.
“ŞİDDETİN ÇÖZÜMÜ GÜÇLÜ, KAPSAYICI VE BÜTÜNLÜKLÜ POLİTİKALARLA MÜMKÜN”
Şiddet bir halk sağlığı sorunudur. Yalnızca bireysel nedenlerle açıklanamaz; politik, ekonomik ve sosyal koşulların belirlediği toplumsal bir olgudur. Bu nedenle çözüm de yalnızca bireye indirgenen, cezaya dayalı yaklaşımlarla değil; güçlü, kapsayıcı ve bütünlüklü politikalarla mümkündür.
Toplumda gerilimi artıran, kutuplaşmayı besleyen ve şiddeti normalleştiren politikalara derhal son verilmelidir. Şiddeti öven, meşrulaştıran söylemler terk edilmelidir. Eğitimden sağlığa, yaşamın her alanında koruyucu, destekleyici ve güvenli ortamlar oluşturulmalıdır.
Eğitim kurumları ve sağlık kuruluşları başta olmak üzere tüm kamusal alanlarda çalışanların ve hizmet alanların güvenliği öncelik haline getirilmelidir.
Eğitim emekçilerinin şiddete karşı yürüttükleri mücadeleyi; Türkiye genelinde gerçekleştirdikleri iş bırakma eylemlerini ve Ankara’da Millî Eğitim Bakanlığı önünde sürdürdükleri yaşam nöbetini destekliyoruz.
17 Nisan’ın bizlere hatırlattığı sorumlulukla bir kez daha vurguluyoruz: Şiddetsiz bir ülke mümkün ve zorunludur!” denildi.