Haber Merkezi
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik müdahalelere tepki göstermek amacıyla Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması yaptı. Platform adına konuşan Dönem Sözcüsü ve Tüm Bel-Sen Yönetim Kurulu Üyesi Bayram Dölen, Türkiye'de basın özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına ve demokratik muhalefetin kendisini ifade etme olanaklarına yönelik müdahalelerin giderek ağırlaştığını savunarak, “Televizyon ekranlarının karartılması, haber sitelerinin engellenmesi ve sosyal medya hesaplarının görünmez kılınması, toplumun gerçeklere ulaşabileceği alanları daraltmaktadır. 14 Ekim sabahı Halk TV'nin polis baskınıyla karşı karşıya bırakılmasını, canlı yayınının durdurulmasını ve yönetiminin kayyıma devredilmesini Mersin Emek ve Demokrasi Platformu olarak protesto ediyoruz. Bu müdahaleyi, basın özgürlüğüne ve milyonlarca yurttaşın haber alma hakkına yönelmiş ağır bir saldırı olarak değerlendiriyoruz. Bir soruşturmanın varlığı, bir yayın kuruluşunun editoryal bağımsızlığının ortadan kaldırılmasını ve izleyicilerinin haberden mahrum bırakılmasını meşrulaştıramaz. Hayatın Sesi TV, İMC TV, Tele 1 ve TV10 başta olmak üzere kapatılan televizyonların bıraktığı boşluk hâlâ ortadadır. Kapatmalarla, yayın yasaklarıyla ve kayyım uygulamalarıyla ilerleyen bu anlayış, farklı toplumsal kesimlerin sesini duyurabileceği mecraları birer birer ortadan kaldırmaktadır. Susturulan her ekranla birlikte işçinin, emekçinin, kadının, gencin ve hak arayan yurttaşın sözü de kamusal alandan uzaklaştırılmaktadır.
Sansür, televizyon ekranlarıyla sınırlı kalmamaktadır.
“HABER ALMAK, HABER VERMEK VE HABERLEŞMEK ANAYASAL HAKTIR!”
Eski adı Twitter olan X'te gazetecilerin, yazarların, akademisyenlerin ve hak savunucularının hesaplarına Türkiye'den erişim engellenmektedir. Dünyanın başka yerlerinden görülebilen sözlerin Türkiye'deki yurttaşlardan saklanması, dijital alanda bir karartma düzeni oluşturmaktadır.
Türkiye'nin önde gelen bağımsız internet gazetelerinden T24'ün internet sitesine ve sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engelleri, internet gazeteciliğine yönelik baskının ulaştığı boyutu göstermektedir. İşçilerin, emekçilerin ve ezilenlerin mücadelesini kamuoyuna taşıyan Evrensel gazetesinin X hesabının, ardından yedek hesabının da erişime kapatılması, haberin okuruna ulaşmasını engelleyen aynı sansür anlayışının sonucudur. Mecliste milletvekilleri bulunan siyasi partilerin dahi bu engellemelerin hedefi olması, demokratik siyasetin iletişim kanallarının da kuşatıldığını göstermektedir. Türkiye İşçi Partisinin genel merkez ve İstanbul il örgütü tarafından kullanılan X hesaplarına getirilen erişim engelleri bunun son örneklerindendir. Bir siyasi partinin yurttaşlarla kurduğu bağı kesmek, siyasal çoğulculuğa ve halkın farklı görüşlere ulaşma hakkına müdahaledir. Haber almak, haber vermek ve haberleşmek anayasal haktır!
“BASIN SUSTURULMASI, HAK ARAMA MÜCADELELERİNİ DE GÖRÜNMEZ KILAR”
Anayasa'nın 22. maddesi haberleşme özgürlüğünü; 26. maddesi düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğüyle birlikte haber ve fikir alma ya da verme serbestliğini güvence altına almaktadır. 28. maddesi ise açıkça ‘Basın hürdür, sansür edilemez’ demekte ve devlete basın ile haber alma özgürlüklerini sağlayacak tedbirleri alma yükümlülüğü getirmektedir. Temel haklara yönelik sınırlamalar, Anayasa'nın 13. maddesi gereğince demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz. Demokratik bir toplum; halkın gerçekleri öğrenebildiği, farklı düşüncelerin özgürce ifade edilebildiği ve yönetenlerden hesap sorulabildiği koşullarda gelişir. Barışın, eşitliğin ve ortak yaşamın güçlenmesi de özgür tartışma ortamını gerektirir. Ekranları karartarak, gazetecileri baskı altına alarak ve muhalif sesleri görünmez kılarak demokratik bir gelecek kurulamaz. Basının susturulması, hak arama mücadelelerini de görünmez kılar. İş cinayetlerinin, yoksulluğun, hukuksuzlukların, kadınlara yönelik şiddetin ve ayrımcılığın kamuoyuna ulaşmasını zorlaştırır. Bu nedenle basın özgürlüğünü savunmak, emeği, yaşamı ve toplumun ortak geleceğini savunmaktır.
“ÖZGÜR BASIN, DEMOKRATİK TOPLUM”
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu olarak; Halk TV üzerindeki kayyım müdahalesinin sona erdirilmesini ve bağımsız yayıncılık koşullarının sağlanmasını, T24, Evrensel ve diğer basın kuruluşlarına yönelik erişim engellerinin kaldırılmasını, gazetecilerin, siyasi partilerin, sendikaların ve hak örgütlerinin sosyal medya hesaplarına uygulanan sansüre son verilmesini, basın emekçilerinin özgür ve güvenceli çalışma hakkının korunmasını, Anayasal hakları aşındıran uygulamalardan vazgeçilmesini ve demokratik özgürlüklerin güvence altına alınmasını talep ediyoruz. Bütün emek ve demokrasi güçlerini, basın meslek örgütlerini ve Mersin halkını özgür basına sahip çıkmaya, sansüre karşı ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Bugün susturulan her sese sahip çıkmazsak yarın sesimize ses olacak basın kalmayacak! Basın hürdür, sansür edilemez! Halkın haber alma hakkı engellenemez! Özgür basın, demokratik toplum!” dedi.