15:36   KOBİ’LERIN YEŞIL GELECEĞINE MTSO DESTEĞI   15:35   TARSUS’DA KÖY ŞENLIĞI    15:33   SıCAK HAVADA DıŞARı ÇıKMAMA UYARıSı    15:31   KADıN GIRIŞIMCI HAYALINI 60 YAŞıNDA BAŞARDı    15:31   ANNEMLE BIRLIKTE OKUYORUM ETKINLIĞINE BÜYÜK ILGI    17:09   ÇUKUROVA HAVALIMANı’NDA 10 MILYONCU YOLCU KARŞıLANDı    17:08   MERSIN’DE TARıM ARAZILERI SUSUZ KALMAYACAK   17:08   ANAMUR’DAN MADEN ŞIRKETINE KARŞı ZAFER   17:07   EMEKLILER TÜİK VERILERINE ISYAN ETTI   17:06   AKP, CHP’LI BAŞKANA SERT ÇıKTı    17:05   MEZITLI’DE ATıK ILAÇLAR TOPLANACAK   17:05   MERSIN’DE MÜSTEHCEN IÇEIK PAYLAŞıMı OPERASYONU    17:04   ŞEHIR TIYATROSU’NDAN 13 GÜNDE 13 GÖSTERI    15:57   TOROSLAR MECLISI’NDEKI SALDıRı IDDIASıNı SAVCıLıK AYDıNLATACAK   15:55   ‘BAKLIYATTA KÜRESEL EĞILIMLERI DOĞRU OKUMALıYıZ’   15:54   DENIZCILERDEN COŞKULU KABOTAJ BAYRAMı KUTLAMASı   15:54   YEŞİL SOL’UN, YILDIZ ÖFKESİ BÜYÜYOR   15:45   ’HAKIKAT, ADALET VE YÜZLEŞME TALEBIMIZDEN VAZGEÇMEYECEĞIZ’   15:42   KOKU GELEN EVDEN 5 KAMYON ÇÖP ÇıKTı    15:40   TARSUS’TA YENI SEMT PAZARı AÇıLDı   
 
   
 
‘Kutsal aile bir yalan hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz’

Mersin Kadın Platformu basın açıklaması düzenleyerek, iktidarın Medeni Kanun’a dair yapmak istediği değişikliğin kadınların haklarına ve özgürlüklerine bir saldırı niteliği taşıdığını savundu. Platform; “Kazanılmış haklarımız tartışmaya açıldıkça hayatlarımızdaki erkek şiddeti de çığ gibi büyüyor” mesajı verdi.

 

Tarih : 18 Şubat 2024 Pazar 16:56

HEDİYE EROĞLU

 

Mersin Kadın Platformu, Medeni Kanun’un kabulünün 98. yıldönümünde Özgecan Aslan Barış Meydanı’nda basın açıklaması yaparak iktidarın Medeni Kanun’a dair yapmak istediği değişikliğe tepkisini gösterdi.

“Kutsal aile bir yalan. Hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz” yazılı pankartının açıldığı eylemde basın metnini Mimoza Kadın Derneği Başkanı Çiğdem Göksoy okudu.

 

“KAZANILMIŞ HAKLARIMIZ TARTIŞMAYA AÇILDIKÇA HAYATLARIMIZDAKİ ERKEK ŞİDDETİ DE ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR”

Koruyucu, önleyici politikaları uygulamak yerine kazanılmış haklara saldırarak kadınları şiddet dolu ailelere hapsetmeye çalışanlara, 6284’e, medeni kanuna saldıranlara, nafaka hakkına göz dikenlere karşı sokaklarda olduklarını söyleyen Göksoy, “8 Mart’a giderken ‘hayatlarımız ailenize sığmaz’ demek için sokaktayız.

Kazanılmış haklarımız tartışmaya açıldıkça hayatlarımızdaki erkek şiddeti de çığ gibi büyüyor. Erkekler tarafından her gün kadınlar katlediliyor. Kadınlar en çok koca, eski koca, sevgili, eski sevgili, abi, baba, hatta oğulları tarafından öldürülüyor. Kutsal ailenizi değil hayatlarımızı istiyoruz. Ölmek değil yaşamak istiyoruz!

 

“KADINLARIN, ÇOCUKLARIN, LGBTİ+’LARIN LEHİNE BİR ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ YAPMAYACAĞI ORTADA”

Medeni Yasanın yeniden tartışmaya açılması, kadınların yıllarca mücadeleleri sonucu kazandıkları haklarına, özgürlüklerine bir saldırıdır. Medeni yasa eşitlikçi aile yapısının, eşit yurttaşlığın laik yaşam tarzının, toplumsal barışın güvencesidir. Medeni Yasada yapılacak değişiklikler ile başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere toplumun bütün kesimlerinin anayasal güvencesi ortadan kalkacaktır. Kadınların lehine düzenlemeler yapıyoruz diyerek anayasal haklarımızı yok etmeye çalışan iktidara izin vermeyeceğiz! Aklınızdan bile geçirmeyin.

Kadınların, çocukların, LGBTİ+’ların haklarını ve özgürlüklerini ihlal eden, Anayasaya aykırı bir şekilde İstanbul Sözleşmesi’nden çekilerek kadınların en temel haklarını yok sayanların Kadınların, çocukların, Lgbti+’ların lehine bir anayasa değişikliği yapmayacağı ortadadır.

Uyuşturucu tacirleri, kadın katilleri, çocuk istismarcıları infaz yasası adı altında affedilirken, öğrenciler, gazeteciler seçilmiş milletvekilleri belediye başkanları, siyasetçiler yıllarca cezaevlerinde tutulurken bunu yaratan AKP iktidarının asıl niyetinin hakların ve hukuk güvencesinin ortadan kaldırılması olduğu aşikardır.

 

“ÇOĞULCU DEMOKRASİYE SALDIRI NİTELİĞİNDE”

Anayasa’nın 10. Maddesi ile ‘herkes kanun önünde eşittir’ ve ‘devletin bütün işlemlerinde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda olduğu’ garanti altına alınmış olmasına rağmen Anayasa’da yapılması teklif edilen değişiklikler Anayasa’nın eşitlik, laiklik ve insan haklarına saygılı demokratik, sosyal, hukuk devleti olma ilkeleriyle temelden çelişmektedir.

Değişiklik önerisinin bir tanesi Anayasanın ‘Ailenin korunması ve çocuk hakları’ başlıklı 41’inci maddesine yöneliktir. Değişiklik ile maddeye ‘evlilik birliğinin ancak kadın ile erkeğin evlenmesi ile kurulabileceği’ ifadesinin eklenmesi önerilmektedir.

41’inci maddeye getirilmek istenen değişiklik gerek Anayasaya gerekse Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmelerine açıkça aykırı ve ayrımcıdır; insan onuruna ve çoğulcu demokrasiye saldırı niteliğindedir

Anayasa’nın 41’inci maddesinin değişiklik gerekçesinde ifade edilen “sapkın akım” ifadesi, LGBTİ+’ların Anayasanın Madde 10 kapsamında eşitlik ilkesine aykırı olarak, anayasal güvencelerini ortadan kaldıracaktır.   Nefret söylemleri ile açıkça hedef haline geleceklerdir. Başta Medeni Kanun ve Ceza Kanunu olmak üzere mevzuatta ayrımcı ve insan haklarına temelden aykırı bazı değişikliklerin önünü açacak ve son derece tehlikeli sonuçlar doğuracaktır.

 

“EVLİLİK FONU İLE AMAÇ GENÇ YAŞTA EVLİLİKLERİ ÖZENDİRİP, KADINLARI AİLEYE KAPATMAK”

Kravat taktığı için ceza indirimi uygulayan, cinsiyet eşitliğine karşı her fırsatta her kademeden cinsiyetçi söylemler geliştiren, İstanbul Sözleşmesinden çıkmakta hiç bir beis görmeyen 6284’ü etkin uygulamayan AKP iktidarı şimdi de gençlere evlilik fonu desteği ile kutsal aile masalı anlatıyor. Fona başvuru şartının 18-29 yaş aralığında olması da iktidarın niyetini çok iyi ortaya koyuyor. Genç yaşta evlilikleri özendirip, kadınları aileye kapatmak. Deprem bölgesinde 1 sene geçmesine rağmen hala barınma sorunu, gıda, temiz su gibi en temel ihtiyaçlar karşılanmamışken iktidar müjde veriyor ‘deprem bölgesinde evlenmek isteyen gençlerimize maddi destek’ diyerek! Evet aile ve gençlik fonunu devlet ilk olarak deprem bölgelerinde uygulamaya koyuyor.

 

“ERKEK ŞİDDETİ MEŞRULAŞTIRILIYOR”

Ayrıca bu fonun bir diğer trajik yanı ise gelirinin bir kısmının maden kaynaklarından gelmesidir. Maden kaynakları derken de Erzincan İliç’te gördük madenciliği.

Bu iktidar, bu düzen her gün kadınları, işçileri öldürüyor, doğayı katlediyor, gelir adaletsizliği, yoksulluk ve eşitsizlik derinleştiriliyor.

İktidar LGBTİ+ düşmanlığı üzerinden Medeni Kanunu hedefine koyarak Anayasa değişikliği planları yapıyor. Nafaka hakkımızı tartışmaya açarak bizleri kendi kafasında yaratığı ‘’kutsal aile’’ye hapsetmeye çalışıyor. Bizi hapsetmeye çalıştığı ailede şiddete uğruyoruz, öldürülüyoruz, emeğimiz sömürülüyor. Yoksullaşıyoruz. Dini referanslarla hayatımız kuşatılıyor, erkek şiddeti meşrulaştırılıyor.

 

“BİZE DAYATTIĞINIZ AİLEYİ DEĞİL HAYATI İSTİYORUZ”

Bize dayattığınız aileyi değil hayatı istiyoruz. Ülkede adalet, eşitlik, özgürlük, huzur ve barış isteyen, haklara saygılı, şiddetsiz ve demokratik bir yaşamdan yana olan herkesi Anayasa’nın eşitlik ve laiklik ilkelerine aykırı ve ayrımcı Anayasa değişikliği teklifine karşı durmaya mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz. Susmuyoruz korkmuyoruz itaat etmiyoruz! 8 Mart’ta sokakları isyanımızla kuşatıyoruz!” diye konuştu.






Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır.

 
 
 

 




 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
yukselhaber.com © Copyright 2020-2026 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA