Haber Merkezi
Mersin’de 2024’de yapılan yerel seçimlerde sol partilerin ve Kürt seçmenin kent uzlaşısıyla Toroslar Belediyesi’ni 30 yıl sonra sağ partiden sola kazandıran Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’a tepkiler büyüyor.
Butlan kararı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu’a destek verdiği için yeşil Sol Parti’nin hedefi olan Yıldız için parti, “Seçilmesine destek verdiğimiz için kamuoyundan özür dileriz” açıklaması sonrası tansiyon yükseliyor.
İŞÇİDEN WHATSAPP’TA SİYASİ PAYLAŞIM İSTENDİ
Son olarak Toroslar Belediyesinde yaşanan işçi kıyımı ve Abdurrahman Yıldız’ın tutumuna ilişkin yazılı bir açıklama yapan Yeşil Sol Parti Mersin İl Örgütü, vahim iddiaları gündeme getirdi.
Toroslar Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nde işçi statüsünde çalışan işçi Kenan Semen’in, Park ve Bahçeler WhatsApp grubunda siyasi içerikli paylaşım yapma, özel kalem müdürünün makamına gitmeyerek üste itaatsizlik etme gerekçesiyle ve disiplin kurulu kararı ile işten çıkartıldığını öne süren Yeşil Sol, “Arkadaşımızın işten çıkarılmasına neden olarak gösterilen gerekçeler hukuka aykırı ve kötü niyetlidir” dedi.
ÖZEL KALEME ‘İTAATSİZLİK’ SUÇLAMASI
Öte yandan bu olayın, belediyede yaşanan ilk işçi kıyımı olmadığını da dile getiren Yeşil Sol, Daha önce de aynı niyetlerle, belediyede çalışan arkadaşımız Ali Sesal ve başka işçi arkadaşlar da işten çıkarılmıştır. İfade özgürlüğü çerçevesinde, hakaret içermeyen, iş yerinin düzenini bozmayan siyasi paylaşımlar yapmak, işten atılma gerekçesi olamaz.
Diğer bir gerekçe Özel Kalem Müdürü tarafından görüşme yapılmak üzere makamına çağrıldığı ve bu çağrıya kayıtsız kalarak üste itaatsizlik ettiği şeklindedir.
Arkadaşımıza usulüne uygun yazılı veya resmi bir çağrı yapılmamıştır. Dolayısıyla ‘itaatsizlik’ suçlaması soyut iddialardan ibarettir.
“İŞÇİ KIYIMININ SEBEBİ YILDIZ’IN BUTLAN ELEŞTİRİLERİNE TAHAMMÜLSÜZLÜĞÜ VE ÖFKESİ”
Belediye yönetimini işçi kıyımına yönelten gerçek sebep, Toroslar Belediye başkanı Abdurrahman Yıldız’ın müesses nizamın mutlak butlan hamlesinin yanında tutum aldığı için eleştirilmesine duyduğu tahammülsüzlük ve öfkedir. Arkadaşımızın siyasal duruşunu kararlılıkla sürdürmesi ve geri adım atmaması sonucunda, sanki işçiye siyaset yapma yasağı varmış gibi yasal haklarını dahi gasp ederek, bugün butlancı zihniyetin uygulamakta olduğu kıyım politikasının birebir uygulanması işte bu hazımsızlığın sonucudur” denildi.
İŞTEN ATILDIKLARI YETMEDİ, TAZMİNAT VE İŞSİZLİK MAAŞI ALMALARI DA ÖNLENDİ
Ayrıca işten çıkarılma kodu olarak tercih edilen ‘disiplin kurulu kararı ile fesih’ seçeneği ile
SGK kod 26’dan işine son verilen işçilerin yasal haklarını almasının da engellendiğini savunan Yeşil Sol, “İşyeri temsilcisi olan arkadaşımız tazminat ve işsizlik maaşı gibi yasal haklarından da mahrum bırakılmıştır. Sözü geçen disiplin kurulunda yer alan Genel-İş Sendikası Mersin Şubesince atanmış iki işçi arkadaş da bu kıyıma ortak olmuş ve işçi kıyımına onay vererek aleyhte oy kullanmıştır. Sürecin başından beri olması gereken direniş ve dayanışmayı gösteremeyen sendika, bir işçinin tazminat hakkını dahi savunamamış, yıllarca birçok bedel ödenerek elde edilen işçilerin kazanımlara sahip çıkamamıştır.
“GENEL - İŞ SENDİKASI İŞÇİLERİN HAKKINI SAVUNMADI”
Bugün iktidar yanlısı düzen sendikalarının dahi en azından tazminat gibi yasal haklara sahip çıktığını, buna rağmen Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na bağlı Genel-İş gibi devrimci değerlere sahip olması gereken bir sendikanın Mersin Şubesinin, bu süreçte takındığı tutum kabul edilemez ve hiçbir gerekçe ile mazur gösterilemez. Kendi işyeri temsilcisinin kod 26ile işten çıkarılmasına rıza gösteren bir sendika, üyeleri olan diğer işçilerin hakkını nasıl savunabilir? Bu durum bugüne kadar olan mücadele anlayışı ile bağdaşmamaktadır. Durum böyleyken bunu eleştirmek ve kamuoyu ile paylaşmak da bizlerin sorumluluğundadır.
Bundan sonraki süreçte Genel-İş Sendikası Mersin şubesini hem Kenan Semen arkadaşımızı hem de aynı haksızlığa uğrayan tüm işçilerin kazanımlarını, olması gerektiği gibi sahiplenmeye davet ediyoruz. Başta emek örgütleri ve siyasi partiler olmak üzere, bu hukuksuzluğa karşı tüm kamuoyunu yan yana durmaya ve mücadele etmeye çağırıyoruz.
Yaşasın devrimci dayanışma, yaşasın işçilerin, emekçilerin onurlu mücadelesi” denildi.