YUSUF CAN GÜDÜK
DİSK’e bağlı Devrimci Emekliler Sendikası (Dev-Emekli Sen) Mersin Şubesi, bir basın açıklaması yaparak düşük maaş zammını protesto etti.
Özgür Çocuk Parkında bir araya gelerek, “Zam, zulüm, sefalet, emekliye ihanet” pankartı açan ve “Artık yeter, söz emeklinin” dövizleri taşıyan emekliler, taleplerine kulak verilmesi için iktidara seslendi.
“SESSİZ KALMAK, SADECE KENDİMİZE DEĞİL, ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİNE VE BU HALKA İHANETTİR!”
Burada bir basın açıklaması yapan Dev Emekli Sen Mersin Şube Başkanı Özcan Damla, yeni bir yıla, yeni umutlarla girmek istediklerini ancak 2026’nın ilk haftalarında; takvim yaprakları değişse de iktidarın emekçiye, emekliye ve yoksul halka bakışının değişmediğini gördüklerini söyledi. “Bu coğrafyanın ‘Noel Babası’ yine sadece zenginlerin bacasından girmiş; sermayeye, yandaşa ve patronlara hediye dağıtırken, halkın payına yine yoksulluk, yine sefalet düşmüştür” diyen Damla, “Açlık sınırının 30 bin TL’ye, yoksulluk sınırının 100 bin TL’ye dayandığı bir ülkede, bizlere dayatılan bu sefalet tablosuna sessiz kalmak, sadece kendimize değil, çocuklarımızın geleceğine ve bu halka ihanettir!
“KAYNAK YOK’ YALANI ARTIK TUTMUYOR!”
‘Kaynak yok’ yalanı artık tutmuyor! bu bir tercihtir, bu bir sınıfsal saldırıdır! Bize yıllardır ‘Bütçede kaynak yok’, ‘kemer sıkın’ masallarını anlatanlara sesleniyoruz: Yalan söylüyorsunuz! Kaynak var, ama bu kaynak emekliye değil, bir avuç ranta ve faiz lobisine akıtılıyor. Rakamlar ortadadır ve bu rakamlar iktidarın utanç vesikasıdır: 2026 Bütçesinden faiz lobisine ayrılan pay tam 2 Trilyon 742 Milyar TL (%14,5) iken; Bu ülkenin emektarı 16,5 milyon emeklinin aylığı ve sağlığı için ayrılan pay sadece 1 Trilyon 872 Milyar TL (%9,9)'dir! En düşük emekli aylığını Hazine desteğiyle 20 bin TL’ye tamamlamak için ayrılan kaynak ise sadece 69 Milyar TL’dir. Yani faiz lobisine aktardığınızın zekatı bile değildir!” dedi.
SERMAYEYE VERGİ AFFI, EMEKLİYE SEFALET ZAMMI!
Hafızalarının diri, öfkelerinin de taze olduğunu vurgulayan Özcan Damla, “2013-2025 yılları arasındaki 11 yılda; yandaş şirketlerin, sermaye gruplarının tam 8 Milyar 900 Milyon TL tutarındaki vergi borcunu ve cezasını bir kalemde sildiniz! Zengine gelince "Affettim" diyenler, iş emekliye gelince "Kasada para yok" diyemez!
15 OCAK GÜNÜ PLANLANAN "SADAKA TİYATROSUNU" REDDEDİYORUZ!
AKP iktidarı, 15 Ocak 2026 Perşembe günü Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, emekliye reva gördüğü 1.062 TL’lik utanç zammını, bir "müjde" gibi sunmaya hazırlanmaktadır. Şimdiden ilan ediyoruz: Bu 1.062 TL’lik artış bir zam değil, emeklinin aklıyla alay etmektir!
Meclis'te "Dediğim dedik, çaldığım düdük" anlayışıyla el kaldırıp indirecek vekillere sesleniyoruz: O elleriniz, milyonlarca emeklinin açlığına onay vermek için kalkacaktır!
Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin, emekli aylıklarının sefalet ücretine dönüşmesine karşı Meclis'te başlattığı nöbet eylemini, Devrimci Emekliler Sendikası olarak tüm şubelerimizde destekliyor ve selamlıyoruz. Ancak sadece Meclis'te değil, sokakta da bu ateşi harlayacağız!
“BİZDEN ÇALINANLARI GERİ İSTİYORUZ!”
Sarayın iddia edilen günlük 58 milyon liralık harcaması, geçiş garantili köprüler, uçak inmeyen hayalet havalimanları, ballı ihaleler ve ‘Beşli Çete’lerin kursağına giden milyarlar halkın cebinde kalsa; bugün hiç kimse çöpten ekmek toplayacak hale gelmezdi.
Çalışma Bakanı çıkmış, ‘Emekliye aylığını gününde ödüyoruz’ diye övünüyor. Sayın Bakan! Biz sizden lütuf beklemiyoruz, sadaka istemiyoruz. Biz, yıllarca maaşımızdan peşin peşin kesilen primlerin, döktüğümüz alın terinin karşılığını istiyoruz. Halkın parasının halka dönmesini istiyoruz!
En düşük emekli maaşına harçlık verir gibi 1.000 TL zam yaparak mutfaktaki bu yangını söndüremezsiniz. O yangın sizi de yakar!
TALEPLERİMİZ NETTİR, PAZARLIĞA KAPALIDIR
En düşük emekli maaşı derhal asgari ücret seviyesine yükseltilmeli ve asgari ücret açlık sınırının altında olmamalıdır. Tüm emeklilere acilen, kayıplarını telafi edecek seyyanen zam yapılmalıdır. Aylık bağlama oranları ve katsayılar derhal 2008 öncesi sisteme döndürülmelidir. Sağlıkta ‘katkı payı’ adı altında yapılan soygun durdurulmalı, sağlık tamamen ücretsiz olmalıdır. Bayram ikramiyeleri sembolik değil, en az bir asgari ücret tutarında olmalıdır. Evi olmayan kiracı emeklilere acilen kira ve yakacak yardımı bağlanmalıdır. Kısacası; emekliler, insan onuruna yakışır bir yaşam standardına kavuşmalıdır.
Bizler bir kilo peynirin hesabını yaparken, ‘Size müze ve ören yerlerini bedava yaptık’ diyerek bizimle dalga geçenlere, halkın bütçesini sermayeye peşkeş çekenlere hakkımızı helal etmiyoruz!
Kamu adına görev yaparken, aldığı maaşın binlerce katı servet edinen, kaynağı belirsiz zenginleşen siyasilere ve bürokratlara hakkımızı helal etmiyoruz!
Bizim gençlerimiz işsizlikten kırılırken, liyakatsiz yandaşlarını, 3-5 yerden maaşa bağlayanlara hakkımızı helal etmiyoruz!
“GÜN; YAN YANA GELME, OMUZ OMUZA DURMA GÜNÜDÜR”
Sanmasınlar ki susacağız! Emekliyi, emekçiyi açlığa ve sefalete mahkûm eden bu kara düzene, AKP iktidarının yarattığı bu enkaz düzenine karşı, o ‘sürüngen kölelik’ zincirlerini tek tek, halka halka kıracağız!
‘Elmanın sapı, üzümün çöpü’ deme vakti geçmiştir. Gün; yan yana gelme, omuz omuza durma günüdür. Duymayan kulaklara, görmeyen gözlere emeklilerin üretimden gelen ve sokağa taşan gücünü göstermek zorundayız. Açlık, sefalet emeklinin kaderi değildir! Bu hesabı soracağız! Buradan ülkeyi yönetenlere net bir mesaj veriyoruz: Emeklinin sabrını acizlik sanmayın! Bizleri; köşesine çekilmiş, sesini çıkaramayan, üç kuruşa tamah edecek kitleler olarak görenler, tarihin en büyük yanılgısını yaşayacaklardır. Bu ülkenin her karışında emeği, her tuğlasında harcı olan bizler; hakkımız olanı lütuf gibi sunmanıza artık izin vermeyeceğiz. O masalarda hakkımızı teslim etmezseniz, biz o hakkı örgütlü gücümüzle, meydanlarda almasını biliriz! 15 Ocak’ta o Meclis’ten yine sefalet kararı çıkarsa, sanmayın ki susup evimize döneceğiz. Aksine, o meydanları emeklinin haklı öfkesiyle dolduracağız. Bu ses sadece bir uyarı değil, yaklaşan fırtınanın ayak sesleridir” diye konuştu.