Koray Ünlü
KESK Şubeler Platformu çağrısıyla Kushimoto Sokağı girişinde bir araya gelen eğitimciler, buradan Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yürüdü. ‘Sokakta, okulda, evde, toplumsal her alanda şiddete hayır’ pankartıyla gerçekleştirilen yürüyüşte eğitimciler, tepkilerini ve taleplerini dile getirdi. Yürüyüş sonunda grup adına konuşan Mahmut Sümbül, Şanlıurfa Siverek’te bir okulda yaşanan silahlı saldırının üzerinden henüz 24 saat bile geçmemişken, Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda gerçekleşen saldırının herkesi derinden sarstığını belirterek, “Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan bu saldırıda 1’i öğretmen, 9’u öğrenci olmak üzere 10 kişi yaşamını yitirmiş, çok sayıda öğrencimiz yaralanmıştır.
Yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı diliyor, yaralılara acil şifalar temenni ediyoruz. Ancak artık yalnızca taziye dilemenin ötesinde bir noktadayız. Çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin hayatı bu kadar değersiz değildir! Can güvenliğinin olmadığı bir eğitim ortamında ne pedagojiden ne de sağlıklı bir gelecekten söz edilebilir. Saldırganın okula silahlarla girebilmiş olması ciddi bir güvenlik zafiyetidir. Ancak mesele yalnızca güvenlik açığı değildir. Toplumun her alanına yayılan şiddet kültürü, cezasızlık politikaları, gençleri umutsuzluğa iten eşitsizlikler ve giderek derinleşen toplumsal çözülme; bugün okullara kadar ulaşmış durumdadır. Bu karanlık tablo karşısında, bugün aynı zamanda tarihsel bir hatırlatma yapma sorumluluğumuz da vardır” diye konuştu.
“ARTIK YETER”
Her alanda şiddetin olağanlaştığını savunan Sümbül, “Öğretmenler, sağlık emekçileri, kadınlar, öteki sayılan tüm kesimler hedef haline getirilmiştir. Aynı zihniyet, aynı cezasızlık düzeni hem eğitimde hem sağlıkta şiddeti beslemektedir. Artık yeter! Eğitim kurumlarında güvenlik zafiyetleri derhal giderilmelidir. Şiddeti besleyen, cezasızlığı büyüten politikalar terk edilmelidir. Eğitim sistemi; kamusal, eşit, bilimsel, laik ve anadilinde eğitim temelinde yeniden yapılandırılmalıdır.Sağlıkta ve eğitimde şiddeti önleyecek etkin, caydırıcı ve bütüncül politikalar derhal uygulanmalı, yasal düzenlemeler caydırıcı olmalıdır. Gençleri güvencesizlikten ve umutsuzluktan kurtaracak, dayanışmayı büyütecek politikalar hayata geçirilmelidir. Bu koşullarda bağlı sendikamız Eğitim Sen’in başlattığı ‘yaşam nöbeti’ ve iş bırakma eylemleri 17 Nisan’a kadar uzatılmıştır. Ankara’daki yaşam nöbeti yarın da devam edecektir. Kaybettiğimiz canların hesabını sormak ve bir daha hiçbir çocuğun, hiçbir emekçinin yaşamını yitirmemesi için mücadelemizi büyütmeye kararlılıkla devam edeceğiz” şeklinde konuştu.