Haber Merkezi
Yargıtay’ın verdiği bozma kararı, Mersin’de darp edilerek hayatını kaybeden 27 yaşındaki Esra Asena Temir’in ailesini bir kez daha yıktı. Ağırlaştırılmış müebbet cezasının kaldırılmasıyla yeniden görülecek dava, “öldürme kastı yok” değerlendirmesi üzerinden büyük tartışma yaratırken, Temir ailesi “adalet eksik kalmasın” diyerek ses yükseltti.
29 Haziran 2023 Perşembe günü meydana gelen olayda, iddiaya göre Merkez Toroslar ilçesine bağlı Akbelen Mahallesi'nde oturan kız arkadaşı Esra Asena Temir'i otomobille alan M.B, henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı genç kızı darp etti. Vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan Temir'i Toros Devlet Hastanesine götüren M.B., ardından kayıplara karıştı. Kafasından ağır darbeler alan genç kız alındığı yoğun bakımda, doktorların yaptığı tüm müdahaleye rağmen kurtarılamayarak, hayatını kaybetti. Mersin polisinin yaptığı titiz çalışma sonucunda kaçarken yakalanan M.B., işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkemece tutuklandı. Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan zanlı, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. İstinafa taşınan dosya, Yargıtay tarafından bozularak, yeniden yerel mahkemeye gönderildi.
“BURADA BİR HAYAT SÖNDÜ”
Yargıtay’ın verdiği karara tepki gösteren Temir ailesi ve avukatı, Mersin Gazeteciler Cemiyeti’nde yaptığı basın açıklamasıyla duruma tepki gösterdi. Müşteki aile vekili Avukat Serdan Söylemez, “Bugün burada bir hukuk tartışması yapmak için değil bir insan hayatını nasıl kaybedildiğini ve nasıl değerlendirildiğini anlatmak için buradayız. Bugün burada bir avukat olarak değil adalet arayan bir insan olarak bulunmaktayız. Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından müvekkilimin kızı Asena Temir’i öldüren şahsa verilen karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, yeniden yerel mahkemede görülecektir. Kasten adam öldürmeden verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından kasten yaralama neticesiyle ölümün meydana gelmiş olacağını kararlaştırarak kararı bozmuş, yerel mahkemeye dosyayı göndermiştir. Burada bir hayat söndü. Esrar artık aramızda yok. Genç bir kadın, bir evlat yok. Hayatını başına aldığı darbelerle oluşan beyin kanamasıyla sona erdi. Bugün burada bize verilen kararla denilen şudur. Öldürmek kastı kesin değil” şeklinde konuştu.
“VERİLEN BU KARARA İTİRAZ EDİYORUZ”
Verilen bu karara itiraz ettiklerini vurgulayan Söylemez, “Çünkü atlanılan bir gerçek var. Cani bir adam tarafından başına defalarca vurmak suretiyle Asena hayatını kaybetti ama biz halen adalet arayışının içindeyiz. Bu karar sadece bir dosya değildir, bu bir mesajdır. Bir insanı ağır bir şekilde darp etseniz bile öldürme kastı yok denilebilir. Buna sessiz kalamayız. Çünkü bu sadece Esra’nın dosyası değil, bu hepimizin güven duygusudur, bu adalete olan inancımızdır. Burada tüm kız çocuklarımızın can güvenliği ve adalete olan inancı için bulunmaktayız. Aile burada, Esra yok. Bugün burada bir anne bir baba var ama evlatları yok. Onlar artık her sabah eksik uyanacak, her bayram eksik olacak. Şimdi birde adaletin eksik kalacağı korkusuyla yaşayacaklar. Biz çok büyük bir şey istemiyoruz. Sadece gerçeğin görülmesini, bu hayatın değerinin korunmasını, Esra için adaletin sağlanmasını istiyoruz. Sadece Esra için değil tüm kız çocuklarımız tüm evlatlarımız için adaletin sağlanmasını istiyoruz. Bugün burada açıkça söylüyoruz. Esra unutulmayacak, bu dosya kapanmayacak, bu mücadele bitmeyecek. Biz Esra için ailesi için adalete inan herkes için bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız” dedi.
“BİR DAHA EVLAT ACISI ÇEKEN ANNELER OLMASIN”
Esra Asena Temir’in annesi Asiye Temir ise kızı 34 ay önce kaybettiğini hatırlatarak, “Mersin’de verilen mahkeme kararıyla biraz olsun rahatladım, yüreğime su serpti. Ancak Yargıtay’ın kararı bozmasıyla benim evlat acımı bin kat arttırdı. Benim kızım gitti, daha nice kızlar gitti. Bu çocuklarımıza yazık. Ben adalete güveniyorum. Böyle canileri bırakmasınlar. Adalete, savcılarımıza, hakimlerimize güveniyorum. Benim gibi anneleri düşünerek karar versinler. Bir daha evlat acısı çeken anneler olmasın. Ben bir acılı anneyim. Ben 34 aydır Esra’mın ateşiyle yanıp, kavruluyorum. Hiçbir zaman dinmeyecek bir ateş bu. Başka anneler yansın, adalet yerini bulsun” şeklinde konuştu.