Haber Merkezi
Toroslar Belediyesi’nin Mayıs ayı Olağan Meclis Toplantısı yine gerilime sahne oldu! CHP’li belediye yönetimi ile muhalefetin pek çok konuda karşı karşıya geldiği toplantıda tansiyon sık sık yükseldi.
Başkan Abdurrahman Yıldız’ın, Sayıştay denetçisinin belediyede yaptığı inceleme sonrası geçtiğimiz haftalarda muhalefetin eleştirdiği yolsuzluk ve usulsüzlük eleştirilerine dair bir tespitte bulunmadığını söyleyerek hedef alması tepki çekti
“SAYIŞTAY 20 BULGU TESPİT ETTİ, İÇİNDE ÇOK CİDDİ BULGULAR YOK”
Yıldız, “Belediyemize yönelik Sayıştay’ın incelemesi 8 ay sürdü. Sayıştay denetçisinin tespitlerinin önemli bir kısmı yüzde 80’e yakını tamamen teknik meseleler daha çok Mali İşler Müdürlüğümüz ile ilgili oldu. 20 tane bulgu var ve bunun 16’sı Mali İşler Müdürlüğü ile ilgili teknik ve düzeltilen işlemler. Bunun dışında zincir marketlere ilişkin bir tespit var. Ama zaten biz Toroslar’da zincir marketlerin kaçak yapılaşmasına izin vermeyeceğiz ki bu kapsamda yıkımlarına da başladık. Sayıştay’da zaten bunların fazla yapılaşmalarının yıkılmasını istiyor. Biz zaten bu çalışmayı başlattık. Bunun içinde çok ciddi bulgular yok.
“DEZENFORMASYON YAPILIYOR, DAVA EDECEĞİM”
Fakat geçen mecliste burada yolsuzluk ve usulsüzlük üzerine bayağı bir tartışma olmuştu. Yörük Şenliği en çok fırtına kopartılan konu olmuştu. Sayıştay denetçisi şenliğe bizzat gelerek yerinde denetim yaptı. Ve raporunda ne buna ilişkin ne de mecliste ki denetçi arkadaşların şerhine ilişkin tek bir satır yer almadı.
Şimdi ne oldu? Bir aydır çok ciddi bir şekilde dezenformasyon yapılıyor. Dezenformasyonları dava edeceğim. Sayıştay denetçisi bunları denetledi, bir kuruş usulsüzlükten bahsetmiyor. Buradan avukatıma talimatımdır, dezenformasyon yasasına ilişkin yayınların tamamını dava edin. Bunlardan kurtulmamız lazım” diye konuştu.
“LAFIMIZIN SÖZÜMÜZÜN ARKASINDAYIZ”
Yıldız’ın bu açıklamalarına AKP Grup Sözcüsü Mehmet Özkan’dan sert tepki geldi. Belediyenin SGK’ya olan prim borçlarına karşılık mahsup yoluyla devrinin yapılmasına ilişkin teklif görüşmelerinde Özkan, “SGK’ya verilecek parsellerle ilgili biz daha önceden de yorumumuzu yapmıştık. Bizim için üzücü olan şey, Toroslar’ın parsellerinin öyle yada böyle elinden çıkıyor oluşu bizi üzer. Biz buna geçen sene karşı çıkmadık, niye çıkmadık. Dedik ki; ‘kamu borcu ödensin, kamunun borcuna karşı mahsuplaşılsın’ dedik. O zaman hatta Türk lirasını ne zaman kullanacağız başkan, arsa, tarla işlerini ne zaman bırakacağız diye. Görüyorum ki halen devam ediyoruz. Bu seneki görüşüm daha farklı. Çünkü ben Toroslar’ın denetim komisyonunda çalışma yaptım ve neye, ne kadar para verildiğini gözlerimle bizzat gördüm. Ben o paraların nerelere gittiğini gördüğüm için şu kanaat oluştu. Ya biz SGK borcu için tarlamızı, arsamızı veriyoruz, burada fuzuli harcamalar yapıyoruz. O zaman bu fuzuli harcamaların yüksek faturalarını düşürelim, borcumuzu ödeyelim” dedi.
“BUYURUN MAHKEMEYE GİDİN”
Bu sırada Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız araya girerek fuzuli harcamalar konusuna tepki gösterdi. Özkan’da “Buyurun mahkemeye gidin” diyerek konuşmasına şöyle devam etti:
“Ben faturası olmayan, bedeli olmayan, gerçek dışı hiçbir şeyi yazmadık biz. Biz yazdığımız her şeyin arkasındayız. Mahkeme yolu açıktır. Biz komisyonumuz adına, Meclis’imiz adına tespitler yaptık. Sonuç olarak lafımızın, sözümüzün arkasındayız. Ben çimentonun 850 liraya alındığını gördüm. Buyurun isteyen, istediği faturaya baksın. Sayıştay usul yönünden kodlar incelenebilir. Beni bir Allah’ın kulu çimentonun 850 lira olduğuna ikna edemez” ifadelerini kullandı.
Burada araya giren Başkan Yıldız, “Suç işliyorsunuz. İçerikle ilgili açıklama yapamazsınız. Bu söylediğiniz suç. Bu memlekette eğer gerçekten adalet yerinde işliyorsa, hukuk varsa sizin bu yaptığınız suç, siz usul yönünden incelemek zorundasınız, içerik yönünden açıklama yapamazsınız. Bunu söylediğiniz için siz suç işliyorsunuz. Adalet işliyorsa sizi alması lazım” ifadelerini kullandı.
“HER ŞEYİ İSPAT EDEBİLİRİM”
Mehmet Özkan ise “Siz gerçekleri konuşmak yerine başka yerlerden çareler arıyorsunuz, bunu yapmayın. Dışarıdan çok belli oluyor, yapmayın bunu. Varsa bir suç mahkeme açık, her yer açık. Ben burada her şeyi ispat edebilirim. Olan benim önümde. Evraklar orada, buyursunlar açsınlar. Yalan bir şey yok. Varsa da hepsinden sorumluyuz. Burada SGK’ya verilecek parsellerle alakalı, biz bu kadar harcamalar yapıyoruz, halen SGK’ya parsel vermeye devam ediyoruz. Biz elimize gelen paralar üzerinden vermeye devam edelim. Neden böyle yapıyoruz” şeklinde konuştu.
ABDURRAHMAN YILDIZ: “SATILAN BELEDİYE ALANLARI İLE İLGİLİ PANKART ASACAĞIM”
Başkan Yıldız’da bunun üstüne “Red verinde vermeyelim. Meclis red versin, SGK’ya borcumuzu vermeyelim. Ben gerçekten SGK’ya borç vermeye karşıyım. Benden önce hiç ödenmemiş, ben niye ödüyorum. Verin ret ödemeyelim Bu SGK meselesi can sıkıcı olmaya başladı. Ödeseniz bir dert, ödemeseniz bir dert. Ne kadar ne satılmış en kısa zamanda çok büyük bir pankart yapıp astıracağım geçen dönem değeri 3 milyar TL olan arsa satışı yapılmış. Geçen dönem 3 milyar TL’lik ne yapılmış merak ediyorum. Ondan önceki dönemleri de getireceğim, Toroslar Belediyesi’nin mülkleri ne olmuş, kaç dönüm, ne kadara satılmış. Biz yaptığımız tüm işi belgeliyoruz. Verdiğimiz parsellerle SGK ile ilgili 123 milyon TL borcumuz ödenecek ama tefeci faizi gibi. Diğer türlü Toroslar Belediyesi’nin bütçesi ile zaten bunu ödeme şansımız yok. Mayıs ayında alabileceğimiz para 20 milyon TL’dir. Bu belediye kendisine öz kaynak yaratmak istiyor. Yan tarafa bir iş hanı yapalım dedik. Ama son kararname ile ‘arsa karşılığı iş yapılamaz’ denildi. İş hanı yapamıyoruz çünkü kararname ile böyle buyruluyor, gidin belediyenin mülklerini değerlendirmeyin, satın, başka bir şey yapın deniliyor. Toroslar’ın 1994’den buyana neyi satılmış ve bu parayla Toroslar’a ne yapılmış bunları önümüzdeki dönemde uzun uzun konuşacağız. Toroslar zengin bir şehirmiş. Eskiden zenginmiş maalesef. Şimdi bizim sattığımız yerlerin tamamını biz kendi plan revizyonlarımız ile oluşturup sattık. Bu algı yaratmak için kopartılan bir fırtına. Toplam harcamaların yüzde 2,5’ini tekabül edilen harcamalarla ilgili. Aslında Mehmet bey harcamalarınızın yüzde 98’i ile ilgili söyleyecek bir şey bulamadım diyor. Zaten bizim bütçemiz 3 milyar TL civarında. Dezenformasyon yapılıyor. Bu memleketin parasına nereden baktığımızı vatandaş artık anladı iki yılda. Memlekette artık bir ton asfalt 18 bin dolar gibi bir şey. Petrolün fiyatı ortada bunlardan dolayı yama yapıyoruz ama bu memlekette 30 yılda yama da yapılmamış” dedi.
“TOROSLAR ARTIK SABRININ SONUNA GELMİŞTİR”
Mehmet Özkan’ın dilek temenniler bölümündeki konuşmasında ise yanıtı daha da sert oldu. “Toroslar artık bir konuda sabrının sonuna gelmiştir” diyen Özkan, “Bu ilçe kalitesiz hizmete mahkum edilip, bunun bedelini en ağır şekilde ödeyen bir noktaya getirilmiştir. Şehrin ortasında yapılan yamayı, asfalt diye sunmak hizmet değildir. Bu vatandaşın aklıyla alay etmektir. Köyleri mahalle yaptık. Peki hizmet nerede? Sathi kaplama ile bu halkı oyalayamazsınız. Biz madem o köyleri mahalle yaptık, oraya sıcak asfaltı götürmek zorundayız. Asıl mesele burada başlıyor.
“ASFALT ALIMI NEDEN 21/B USULÜ YAPILDI?”
Belediye tarafından 21/B pazarlık usulüyle yapılan asfalt alımına ilişkin sözleşme bedeli yaklaşık 103 milyon civarında. Buradan açık ve net olarak sormak istiyorum. Bu iş neden 21/B pazarlık usulüyle yapıldı? Hangi aciliyet vardı? Hangi zorunluluk sizi açık ihale yerine pazarlık usulüne yöneltti? Bazı muhtarlarımızdan apar topar dilekçe toplayarak asfalt işini pazarlık usulüne çevirmek kimin fikriydi. Çünkü hepimiz biliyoruz ki 21/B istisnai durumlar için kullanılır. Burada bir afet mi vardı? Acil müdahale gerektirecek bir durum mu vardı? Yoksa kolay olduğu için mu bu yöntem tercih edildi. Bu soruların cevapları bu Meclis’te bu halkta bilmek zorunda. Ortaya çıkan iş ortada. Harcanan para ortada. 103 milyon liralık asfaltın karşılığı yama yapmak ise ya iş yanlış ya hesap.
İŞÇİLER TEHDİT Mİ EDİLDİ?
Şimdi 1 Mayıs’ı kutladık. Bir yandan 1 Mayıs’ta emekçiden, alın terinden, adaletten bahsedeceksiniz bir yandan bu belediyede çalışan emekçilere baskı uygulayacağız. 1 Mayıs’ı kutlamak kolay. Asıl mesele o günün anlamına yakışır şekilde davranabilmektir. Emekçiyi tehdit ederek, susturarak, ekmeğiyle oynayarak yapılan hiçbir işin samimiyeti yoktur. Bu açıkça bir çelişkidir. Biz bu çelişkiyi kabul etmiyoruz. Geçen ay bizler Cumhur İttifakı olarak denetim raporuna düştüğümüz muhalefet şerhinden sonra temizlik işleri, fen işleri, park ve bahçelerde sürgün ve eziyet olduğu düşünülen ve gönderilen personellerden bahsedeceğim. Hatta bu personellere, ‘bugün ve bundan sonraki Meclislerde Cumhur İttifakı’nın yapacağı konuşmalar sizin kaderinizi belirler’ denilerek, tehdit edilmiş. Hiç kimse bu Meclis’i tehdit edemez. Hiç kimse çalışanları korkutarak tuzak kuramaz.
“TEHDİT ETMEK, MAHKEMEYE GİDECEĞİM DEMEK, CEZALANDIRMAK, GÜÇ DEĞİL, ÇARESİZLİKTİR”
Denetim komisyonunda 45 gün emek verip, Meclisimiz adına tespitler yaptık. Meclisimiz ve Toroslar’ımızın hakkını korumak için yaptık. Ancak ne oluyor. Yapılan tespitlere cevap verip, ciddiye alıp üzerine düşmek yerine o tespitlerden rahatsız olup, konuyla ilgisi olmayan insanlara yönelmek, yakınları üzerinden mesaj vermek, basını haber yaptığı için eleştirmek, tehdit etmek, mahkemeye gideceğim demek, hizmet tanıtım ilanı vermeyerek cezalandırmak, bunlar maalesef güç değil, çaresizliktir. Cevap bekleyen bazı sorular var.
Personelin banka promosyonunun 101 bin civarında olduğu söyleniyor ama hesaplara 61 bin yattığı söyleniyor, bu doğruysa aradaki fark neden kaynaklandı. Hali hazırda çalışan ve emekli olan personelimizin toplu iş sözleşmesinden dolayı maaş farkları varmış.
Ay Işığı Düğün Salonu’nda bu gidişle bir düğün yapamayız demiştik ama ihaleyle vermişiz, hayırlı, uğurlu olsun. Kurban pazarını bu yılda kurmalıydık. Bu yılki Yörük Şenliği’nin ihalesini yaptınız mı yoksa yine parçalı olarak doğrudan temin yöntemiyle mi yapacaksınız? Toroslar artık bahane değil çözüm istiyor. Toroslar artık söz değil icraat istiyor. Her şey doğruysa gelin burada açık açık konuşalım. Siz herkesi tehdit ediyorsunuz ya, bu millet yarın bu hesabı sorar. Biz buradayız, geri adım atmayız, Toroslar için varız” diye konuştu.
“DEZENFORMASYON YAPILIYOR”
Başkan Abdurrahman Yıldız ise “İşçi meselesini birkaç meclis üyesi arkadaşımız söyledi. Mecliste şöyle konuşmak doğru değil; bugün bir müdür arkadaşımızı değiştirdik. Özellikle saha personeli olarak arkadaşlar, nerede başarılı olacaksa oralara tayin edilir. Mehmet bey bu işi neden bu kadar köpürtüyor anlamıyorum. Toroslar Belediyesinin görev alanı dışında bir yere tayin edilemezler. Toroslar Belediyesi bir bütündür. Sonuç itibariyle arkadaşlarımız her yerde çalışmalıdır ki işçilerimizin de bir şikayeti olduğunu zannetmiyorum.
Ayrıca Mehmet beyin denetim komisyonundaki tespitlerine ilişkin harcama tutarı 42 milyon TL civarındadır. Bu algı yaratmak için kopartılan bir fırtına. 42 milyon toplam harcamaların yüzde 2,5’ini tekabül eden bir rakam. Aslında Mehmet bey ‘harcamalarınızın yüzde 98’i ile ilgili söyleyecek bir şey bulamadım’ diyor. Dezenformasyon yapılıyor. Bu memleketin parasına nereden baktığımızı vatandaş artık anladı iki yılda” dedi.